Uzun zaman önce, Dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce,iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın oturuyorlarken; Saflık ortaya bir fikir atmış; “Neden saklambaç oynamıyoruz?” …Ve hepsi bu fikri beğenmiş, hemen çılgın Çılgınlık, bağırmış: “Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!” …ve başka hiç [ Devamını Oku ]
‘Aşk’ Kategorisi Arşivi
Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapamıştı kendini.. Sokağa çıkmıyordu. Annesi.. Bir de kendisi.. O kadardı bütün hayatı.. Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa.. Bir yığın vitrinin önünden geçti.. Tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu. Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne [ Devamını Oku ]
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş. Çünkü, mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, [ Devamını Oku ]
Dondurucu soğukta bir an önce evime varabilmek için hızla yürürken, ayağımın ucunda bir cüzdan gördüm.. Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye acele acele açtım.. İçinde üç dolar ve sararıp kat yerleri yıpranmış eski bir zarftan başka bir şey yoktu… Sol üst köşede yalnızca gönderenin adresi, alıcı adresi yerinde bir posta kutusu numarası vardı. Bir ipucu bulabilmek belki biraz [ Devamını Oku ]
Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim. Dudaklarından dökülen acı sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o, zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, sevgimi söylediğim günü düşündükçe, kaleme [ Devamını Oku ]
Genç bir delikanlı saatlerdir genç kızın peşinden geliyordu. Genç kız dayanamayıp arkasını döndü: - Neden saatlerdir beni takip ediyorsunuz? diye sordu. Genç erkek : - Sizi seviyorum hem de canımdan çok seviyorum! Genç kız : -Bak benim arkamdan ablam geliyor, o benden daha güzel benden iş çıkmaz sen ona git.. Delikanlı arkasını dönüp bakınca çok çirkin bir kızın geldiğini görüp [ Devamını Oku ]
EDREMİT Körfezine bakan Kaz dağının hörgücünde bir yatır vardır. Her yıl, ağustos ortasından Eylül’ün ortasına kadar katar katar kervanlar, bu yatırın ziyaretçilerini Kaz dağının tepesine ulaştırır. Çadırlar kurulur. Pazarlar, sergiler açılır. Alışveriş, eğlence, cümbüş hep o günlere saklanır. Kaz dağı sanki bir kol çengi olmuştur. Hop oturur hop kalkar. Kaz dağında yatan evliya, Sarı Kız diye anılır. Nereden gelmiştir, kimin [ Devamını Oku ]




